Sezenist, Gezgin, Yazar, Blogger ve Kırıklarınızın Alçısı.

Melodi

Melodi

    Farklı diyarlardan rüzgârın eteklerine tutunup da gelen başıboş melodiler birleşir, dünyanın en güzel şarkısı oluverir. Mürekkebini kalbimden çalan kalem başlar yazmaya, olmayacağını düşünen zihnime inat ‘olsa ya’ denilen masalı karalamaya. ‘Günün birinde prenses âşık olur’ diye başlar, buruşturulup atılır sonra ne olduğuna anlam veremeyen kâğıt.

    Tren yolculuğunda bileti satın alırken ‘aşkın yanı’ cümlesi yerine ‘bayan yanı’ deniyor olmasından ötürüdür tekli koltukta seyahatimin tamamlanması. Ben istemez miyim bütün fotoğraflarımda üçüncü şahıs takısı kullanarak geçmişi yâd etmeyi… Yalnızlığın Allah’a mahsus olması ve yalnızlığın mahsus benimle uğraşıyor olması sebebidir bu kaosun.

    Kibirden kabri dar olanlardan da değilim hâlbuki iki kelam edesi var hep ruhumun lakin olmayınca olmuyor işte.

    Benliğim kendi kendine yoldaş, seyyahlığı çare edinip yaren aramaya koyulmuşken güze takılır gözlerim. İlk kez nefes aldığım bu diyarda saçlarım gibi bir bir dökülen yaprakların bile yalnız olmadığına şehadet eder.

    Yalnızım… Montumun yakasını kaldırıp ‘saklanıyor’ ayağına dikkat çekmeye çalışıyorum. Sonra sonra görüyorum montlarına saklanan yığınla insan olduğunu. Seviniyorum birden, ‘yalnız değilmişim’ diyorum. Benim gibi yalnız olanlar da varmış.

    Yürüyoruz birbirimizden habersiz, topluca fakat yalnız başına.

     2

    0 Yorumlar

    Yorum Yaz

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir