Sezenist, Gezgin, Yazar, Blogger ve Kırıklarınızın Alçısı.

Soysuzlar Çetesi

Soysuzlar Çetesi

Soysuzlar Çetesi

    Bazı filmlere ilginç bir şekilde ön yargı ile yaklaşıyorum. Soysuzlar Çetesi filmini de izlemek için kararsız kalmamın sebebi yine ön yargı oldu. Halbuki bu kadar kaliteli kadrosu ve konusu olan bir film için bu tarz ön yargıları kesinlikle oluşmadan başlamak gerekiyor. Maalesef ben filmi açtım ve 5-8 dakika kadar izledikten sonra kitap okumak için kapattım filmi. Bir sonraki gün oturdum yeniden başladım ve bu kez ön yargısız kafayla yaklaştım. Ve sonuç: İyi ki izledim! Bu tarz durumlar birçok filmde sizlerinde başına gelebilir, o yüzden kararsızlığın getirdiği ön yargıları bir kenara koymakta fayda var.

    Baş rollerini Brad Pitt, Christoph Waltz, Eli Roth, Mélanie Laurent, Michael Fassbender ve Diane Kruger gibi birçok harika isimler paylaşıyor. Yazının ortalarında paylaşacaktım fakat bunu yazmak için sabırsızlanıyorum. C. Waltz (Albay Hans Landa) İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve Almanca olmak üzere tam 4 dilde oyunculuk sergiliyor. Müthiş geldi bana bu durum. Ayrıca spoiler olarak okumak isterseniz -özellikle filmi izlemiş olanlar için-

    Hans Landa, Shosanna Dreyfus’un kim olduğunu Yahudi Kosher/Kaşer olayında anlamıştır. Yahudiler çünkü domuz eti yemez, et ve süt ürünlerini karıştırmazlar. Daha önce karıştırılan tabaklarda yemek yemezler ancak Hans Landa muhtemelen domuz etinin hiç eksik olmadığı bir restoranda, yine muhtemelen hayvansal yağ içeren bir tatlıyı, krema ve süt eşliğinde Shosanna’nın önüne yem diye atmış, Shosanna da sadece bir çatal almıştır. Ayrıca Hans Landa’nın filmin başlarında içtiği pipo Sherlock Holmes’a aitmiş. Çok güzel detaylar öyle değil mi?

    Filmin yönetmeni; Quentin Tarantino. Neler sıralasak neler yazsak azdır. Tarantino yani. Bir şey yazmayacağım. Tarantino.

    Hitler Almanya’sını izliyoruz konu olarak fakat Tarantino bambaşka bir bakış açısı ile yaklaşmış, bambaşka bir pencereden bakmış. Benim hoşuma giden şeylerden en başta bu farklı bakış açısı ile beraber herkesin kendi dilinde konuşmasıydı. İngilizler-İngilizce, Almanlar-Almanca, Fransızlar-Fransızca…

    Birkaç ilginç bilgi vereyim film hakkında; Tarantino bu filmi “spaghetti western” esenliğinde olmasını istemiş hatta filmin adını; Once Upon a Time Nazi Occupied France şeklinde düşünmüş fakat sonradan vazgeçmiş.

    Leonardo Di Caprio, İsabelle Huppert gibi birçok oyuncu ile de filmde rol alması için anlaşılmış fakat tüm roller en uygun kişileri seçene kadar filmin bazı sahnelerinde oynatılmış, en doğrusunu bulabilmek için. Bazı rollerde ise nokta atışı yapılmış.

    Bazı replikleri Tarantino bizzat kendi seslendirmiş. Örneğin; “I implore you, we must destroy that tower” gibi. Tarantino ayrıca filmin 190 dakikayı bulmasına rağmen 150 küsur dakikaya kadar indirmiş.

    Filmi izleyeceklere tavsiyem hiçbir replik sahnelerinden sıkılmadan, inanılmaz detaylar ile çekildiğinin farkına vararak izlemesi. Gerçekten Tarantino inanılmaz bir film üstlenmiş. Her ayrıntıda mükemmel detaylar mevcut. Not alarak izleyebilirsiniz. Çok daha uzun yazacaktım fakat spoiler vermeden duramayacak gibiyim. Ayrıca film gerçekten çok fazla detay barındırıyor.

     2

    0 Yorumlar

    Yorum Yaz

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir